Turkuler Türküleri - Osman Bölükbaşı 3

Bu sayfada Turkuler yöresine ait Osman Bölükbaşı 3 türküsünün sözleri bulunmaktadır.

Türkü Sözü

Dolambaçlı yolda doğru yürüdün
Meclisin aslanı oldun çoğu gün
Geride kalan şerefli bir ün
Bölükbaşı'm size ikbal değil mi

Fazilet yükünü az mı taşıdın
Sana inanana önder baş idin
Hak bildiğin yolda sanma şaşırdın
Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi

Kuvvetli mantığın doğru sözünle
Yürekli maskesiz gerçek yüzünle
Varmaya çalıştın en son menzile
Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi

Ne şeytana kandın Rahman diyerek
Ne de yanıldın gaflet ederek
Kime nasip oldu dimdik yürümek
Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi

Sanma ki ömrünü boşa harcadın
Kendini daima halka adadın
Gönüllere dolan haklı feryadın
Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi

Fazilet yolunda çektiğin çile
Değerini bulmuş olmasa bile
Kolay mı ikbale olmamak köle
Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi

Büyüklük timsali ey Bölükbaşı
Daima gediğe koyardın taşı
Yokluğuna akan gözlerin yaşı
Bölükbaşı'm size ikbal değil mi

Türkünün Hikayesi

(Devamını Göster) Osman Bölükbaşı 1 Mart 1911'de o zaman Kırşehir Mucur'a bağlı Hasanlar köyünde dünyaya geldi. Babası Karacayurt Aşireti'nin bölükbaşısı Süleyman Bölükbaşı'nın sekizinci göbekten torunu Hacı Ahmet Bölükbaşı, annesi ise Kozaklı ilçesi Büyük Yağlı köyünden Hacı Hasan Ağa'nın kızı Fatma Hanım'dır. Bölükbaşı'nın anne tarafı Akkoyunlu Türkmenlerindendir. İstanbul Erkek Lisesi'ni ve Fransa'da Nancy Üniversitesi Fen Fakültesi Matematik Bölümü'nü 1937 yılında bitirdikten sonra yurda dönmüş, İstanbul Kandilli Rasathanesi'nin müdürü Fatin Gökmen Hoca'nın yanında asistan olarak çalışmıştır. Bir müddet Haydarpaşa Lisesi'nde matematik öğretmenliği yaptıktan sonra 1945'de Ord. Prof. Dr. Fuad Köprülü'nün özel isteğiyle Demokrat Parti saflarında siyasete atılmış ve partinin genel müfettişi olduğu dönemlerde güzel hitabetiyle dikkatleri üzerine çekmiştir. Kamuoyunda "Anadolu fırtınası" adıyla ün yaptıktan bir süre sonra Demokrat Partinin gidişatını beğenmeyerek bazı arkadaşlarıyla birlikte partilerinden istifa ederek 1948 Millet Partisi kurucuları arasında yer almıştır. 1950 yılında yapılan genel seçimlerde Millet Partisi 22 ilden aday göstermesine rağmen bu adaylardan sadece Osman Bölükbaşı Kırşehir'den milletvekili seçilmiştir. Bu parti 1953'te Demokrat Parti'nin ağır baskısı altında olan mahkeme kararıyla kapatılınca Bölükbaşı bu kez Cumhuriyetçi Millet Partisi'ni kurdu ve bu partinin genel başkanı oldu. 2 Mayıs 1954 seçimlerinde yine Kırşehir'den milletvekili seçildi. Demokrat Parti hükümeti kendisine oy vermediği için Kırşehir halkını cezalandırdı ve uydurma bir gerekçeyle Kırşehir ilini 3 Haziran 1954'te ilçe yaptı. Köklü bir tarihi olan Kırşehir'i Nevşehir'e bağladı. Osman Bölükbaşı da 1957 seçimleri öncesinde hükümete hakaret gerekçesiyle dokunulmazlığı kaldırılarak tutuklanıp Ankara cezaevine kondu. Kırşehir'e ve kendisine haksızlık yapan iktidarı ve onun yöneticilerini Osman Bölükbaşı şu dizelerle hicvetmiştir. Sarmış bir taassup vicdanlar kara Siyaset açıyor durmadan yara Allahlaşmış haşa ikballe para Bu gidişin sonu karanlık dostlar Kardeşlik aradık nifakı bulduk Her gün biraz daha kin ile dolduk Huzuru kalmamış bir millet olduk Bu gidişin sonu karanlık dostlar Gözleri kaplamış hırstan bir perde Bulalım diyen yok deva bu derde Tecrübesiz kaptan dümenin nerde Bu gidişin sonu karanlık dostlar Ne var ki Kırşehir halkı, tarihte olduğu gibi bu baskılardan da yılmadı. Bayar ve Menderes'e çektikleri telgrafta "Bölükbaşı'nı milletvekili seçtirmezseniz bizde başımıza muhtar seçer yine size boyun eğmeyiz." diyerek kararlılıklarını göstermişlerdir. Kırşehir halkı yapılan seçimlerde hapiste yatan Osman Bölükbaşı'nı bir kez daha milletvekili seçti. Dokunulmazlık kazanan Bölükbaşı, Büyük Millet Meclisine 1957'de geri döndü. Cumhuriyetçi Millet Partisi 10 Ekim 1958'de Tahsin Demiray'ın başkanlığını yaptığı Köylü Partisi'yle birleşerek Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi adını aldı. Bölükbaşı bu partinin genel başkanı oldu. Renkli kişiliği, fiziki yapısı, kendine özgü tavır ve espirileriyle, halk arasında süratle itibar kazanan Osman Bölükbaşı, tek partili dönemden çok partili döneme geçişin verdiği heyecan fırtınası içinde, o gerçek bir fırtına gibi esiyor, "Sözünü dudaktan gözünü budaktan" esirgemeyip seçim kürsülerinde etkili ve coşkulu konuşmalar yapıyordu. İyi bir hatip olduğu kadar güçlü bir şair de olan Osman Bölükbaşı, Fransa'daki öğrencilik yıllarında Gastonya körfezindeki Biatris şehrinde Atlas Okyanusu'nu seyrederken ülkesinden uzak kalmanın hüznünü 'Dalgalar' adlı şu şiiriyle dile getirmiştir. Hisler tabutundan kalktı dalgalar Ezeli ateşi yaktı dalgalar Gidelim beraber sonsuzluklara Bir mazi bu gönle aktı dalgalar Ölümden pervasız aşka susamış Külleri nar olmuş maziyi anmış Leylayı ağyarin kolunda sanmış Hislerin mahşeri bu gün dalgalar Ezelden ebede bir name olsan Ben gibi sevdanın bağrına dalsan Aşkın dilberinden bir buse alsan Söner mi bağrında ateş dalgalar Sermiş saçlarını nurdan tül gibi Bakıyor uzaktan sanki el gibi Dikeni bağrında gonca gül gibi Mehtaba kolunu uzat dalgalar Vursan da başını kayaya taşa Çırpına çırpına dövünsen boşa Hissizdir şu alem döktüğün yaşa Kimse göz yaşım silmez dalgalar Bir seçim konuşmasında, kendisini dinlemek için meydanları dolduran coşkulu kalabalığa "Sap samanınız çok ama daneniz yok" diyerek halkın kendisini çok sevmesine rağmen partisine oy vermediğini ince bir üslupla hicvetmiştir. Yine bir toplantıda partisinin saflarında milletvekili seçilenlerin,seçildikten sonra partiyi neden terkettikleri sorusunu, "Kırşehir'de kurt postuna bürünenler Ankara'da aslına dönüyor" diyerek cevaplamıştı. Bazı insanların sadakatsizliği, gönlünde fırtınaların kopmasına neden olduğu için, şu şiiri yazmıştır. Bende saç ağarmış gönül tüter mi Pür olmuş sinemde çiğdem biter mi Virane yerlerde bülbül öter mi Geçelim güzelim gel bu sevdadan Taze bir çiçeksin bahar istersin Tüleyen bülbülsün gülzar istersin Gönlü ateş dolu bir yar istersin Geçelim güzelim gel bu sevdadan Sen taze ben geçkin güzelim olmaz Genç gönül kadehi benimle dolmaz Ben hazanı gördüm baharım olmaz Geçelim güzelim gel bu sevdadan Osman Bölükbaşı'nı hayranlık derecesinde sevenler çoktu. Bunlardan biri de zamanın ünlü gazetecilerinden Eskişehirli Abdülkadir Gürol'dur. Bölükbaşı'nın hastalanması üzerine şu şiiri yazmıştır. Hasta duydum seni kanar yüreğim Dilimde teşbihsin anar yüreğim Pervanen misali yanar yüreğim Sağlık haberini sal Bölükbaşı'm Fışkırdın bağrından Anadolu'nun Takipçisi oldun gerçek yolunun Sendin siyasette ahlak kolunun Davacısı ol da kal Bölükbaşı'm Kırşehir ilindir köyün Hasanlar Bizi senin gibi yiğitler anlar Sendedir emsalsiz şerefler şanlar Sana anlatılır hal Bölükbaşı'm Biz diyoruz men sabere zafere Sahipsin gönüllü bin bir nefere Hazırız seninle kutsal sefere Seninle zehirler bal Bölükbaşı'm Yiğit Osman Kırşehir'in gülüdür Sana dil uzatan namert dölüdür İzinden yürümek Hakkın yoludur Sensin tutunacak dal Bölükbaşı'm 27 Mayıs 1960 ihtilaliyle birlikte meclisin kapatılması nedeniyle milletvekilliği sona eren Osman Bölükbaşı, aynı yıl kurucu meclis üyesi oldu. 1961 seçimlerinde yeniden Ankara'dan milletvekili seçildi. Genel başkanı olduğu parti de TBMM'de 54 milletvekili ve 16 senatörle temsil edilir duruma geldi. Parti içinde baş gösteren görüş ayrılıkları üzerine Bölükbaşı 29 arkadaşıyla genel başkanı olduğu partisinden ayrıldı. Bu olayı kendisi şöyle hicvetmiştir: Kulluk ağır geldi dünyada kula Hürriyet aşkıyla düştük bir yola Sonunda leylamız gitti bir pula Bize kırgınlık ve kederi kaldı Çeşmi derunumda cuş etti seller Seherde açmadı o gonca güller Ahı feryadımdan coştu bülbüller Bize acısıyla elemi kaldı Eyvah ne füsunkar aşkı fazilet Bu yolda yürümek dönmek de bin dert Sinem şerha şerha cehennem cennet Bize narı cahim şulesi kaldı 1962'de bir kısım arkadaşlarıyla birlikte yeniden Millet Partisi adıyla bir parti kurdu. Partisi 1965 başında kurulan Suat Hayri Ürgüplü'nün başkanlığındaki koalisyon hükümetine katıldığı ve dört bakan verdiği halde Bölükbaşı, Başbakan yardımcılığı görevini kabul etmedi. Partisi 1965 ve 1969 seçimlerinde, beklediği başarıyı elde edemedi. 1973 seçimlerine katılmayan Osman Bölükbaşı partisinden ve milletvekilliğinden ayrılarak politikadan çekildi. Kendisinin yazmış olduğu şu şiir o günleri anımsatır: Hürriyet bir Şirin ben Ferhat oldum Devirler boyunca boşaldım doldum Bir ömür yitirdim acep ne buldum Serapa harcanmış ömre yanarım Bir devri fazilet açılır sandım Rahmandır diyerek şeytana kandım Bu bir rüya imiş artık uyandım Serapa harcanmış ömre yanarım Fazilet yolunda çok çektim çile İkbale kul olup düşmedim dile Bulmadım vefayı dostlarda bile Serapa harcanmış ömre yanarım Osman Bölükbaşı'nın bu şiirine karşılık, kendisine hayranlık derecesinde bağlı olan bir ilkokul müdürünün yazdığı aşağıdaki şiir, onun ülke insanı tarafından ne, kadar çok sevildiğinin bir kanıtıdır. Siyasette mertlik örneği oldun Gönüller fethettin kalplere doldun Bir ömür harcadın şeref şan buldun Böyle bir ömre yanmamak gerek Fazilet uğruna çok savaş verdin Hak için çalıştın haksızlık gördün Madem ki uyanıp murada erdin Böyle bir ömre yanmamak gerek Hak için halk için çektinse çile Şerefin şöhretin gitmedi yele Her zaman gerçeği getirdin dile Böyle bir ömre yanmamak gerek Siyasi nüktede bir tane idin Davana inanıp bildiğin dedin Demokrasi için bir ömür verdin Böyle bir ömre yanmamak gerek Acı günler gördün mertçe yaşadın Zannetmem unutsun bu millet adın Şerefe kalırsa aldın muradın Böyle bir ömre yanmamak gerek Bir başka ozan tarafından yine aynı tarzda yazılmış şiirin dizeleri şöyledir. Dolambaçlı yolda doğru yürüdün Meclisin aslanı oldun çoğu gün Geride kalan şerefli bir ün Bölükbaşı'm size ikbal değil mi Fazilet yükünü az mı taşıdın Sana inanana önder baş idin Hak bildiğin yolda sanma şaşırdın Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi Kuvvetli mantığın doğru sözünle Yürekli maskesiz gerçek yüzünle Varmaya çalıştın en son menzile Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi Ne şeytana kandın Rahman diyerek Ne de yanıldın gaflet ederek Kime nasip oldu dimdik yürümek Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi Sanma ki ömrünü boşa harcadın Kendini daima halka adadın Gönüllere dolan haklı feryadın Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi Fazilet yolunda çektiğin çile Değerini bulmuş olmasa bile Kolay mı ikbale olmamak köle Bölükbaşı'm bu da ikbal değil mi Büyüklük timsali ey Bölükbaşı Daima gediğe koyardın taşı Yokluğuna akan gözlerin yaşı Bölükbaşı'm size ikbal değil mi Yukarıda da belirtildiği gibi 1957'de Demokrat Parti tarafından Osman Bölükbaşı hapse atılınca Kırşehir halkı bu olaya büyük tepki göstermiştir. Kırşehir Toklumen köyünden Âşık Seyfullah Değirmenci tepkisini aşağıdaki şiiriyle şöyle dile getirmiştir: Demirkırat sana vurdu kilidi Çırpınıp kilidi kır Bölükbaşı Zaptolunmaz Kırşehir'in yiğidi Seni susturması zor Bölükbaşı Böyle koç yiğide mapus neylesin Kırsın zincirleri aslan kükresin Çıksın meydanlara coşup söylesin Menderes'e bu iş ar Bölükbaşı Mediha Bölükbaşı muhterem bacı Karlı dağlar gibi sendeki acı Kırşehir halkı da sana duacı Her daim işimiz zar Bölükbaşı Sana ağlamadık kalmadı adem Evladın Deniz Gül tuttular matem Acım bölüşür şu cümle alem Koca dünya bize dar Bölükbaşı Sen hiç düşünme Deniz'le Gül'ü Onlar has bahçenin bir çift bülbülü Hep yasını çeker Kırşehir ili Yağdı başımıza kar Bölükbaşı Destanını söyler Aşık Seyfullah Düşmanına etmez asla eyvallah Zalimin bendini hep yıkar Allah Mazlumların ahı var Bölükbaşı 22 yıl milletvekilliği, 16 yıl parti başkanlığı olmak üzere 28 yıl siyaset yaptıktan sonra kendi tabiriyle "Sinei millete dönen" Osman Bölükbaşı, siyasetten çekilmesine rağmen yine de ülke sorunları ile ilgilenmeye devam etmiştir. Yaşlılığı itibariyle sağlığı giderek bozulan Bölükbaşı, Ankara Numune Hastanesi'nde uzun süre tedavi görmüş, durumunun ağırlaşması üzerine İbn-i Sina H. Reanimasyon Bölümüne kaldırılmış, ancak kurtulamayarak, 06.02.2002 Çarşamba günü sabahı saat 05.30'da hayata gözlerini yummuştur. Osman Bölükbaşı, 08.02.2002'de uzun yıllar mücadele verdiği TBMM'de yapılan merasim ve Kocatepe camiinde kılınan öğle namazını mütakip kalabalık bir halk topluluğu tarafından Cebeci Asri Mezarlığında toprağa verilmiştir. Böylece Türk siyasi hayatının en mücadeleci, yeri kolay kolay doldurulamayacak renkli siması, 91 yıllık ulu çınar yıkılmış oldu. Kaynak: Tercüman Gazetesi, 02.06.1966; Hulisi Turgut, Sabah Gazetesi, 26.01.2002, Bu şiirin yalnızca ilk dörtlüğü özetlenmiştir; Gün Gazetesi, 29.05.1973; Âşık Seyfullah Değirmenci, Kırşehir Toklumen Köyü, 1895, 96 - 1967; Öyküleriyle Kırşehir Türküleri, Destanları, Ağıtları - Baki Yaşa Altınok, Oba Yayıncılık, Mayıs - 2003, Ankara, s.365-366-367-368-369-370-371-372-373-374

Sayfa Bilgisi

Kaynak Kişi:
Sayfa Gösterimi:
523
Oylama:
0.0 (0 kişi oyladı)
Oy Ver:

Yorum Yaz

Adınız:
E-Mail:
Mesajınız:
Doğrulama:
Güvenlik Kodu
 

Turkuler Türküleri

Daha Fazla Türkü Sözü

Türküye Göre

A, B, C-Ç, D, E, F, G, H, I-İ, J, K, L, M, N, O-Ö, P, R, S, T, U-Ü, V, Y, Z

Yöreye Göre

A, B, C-Ç, D, E, F, G, H, I-İ, J, K, L, M, N, O-Ö, P, R, S, T, U-Ü, V, Y, Z

Sitemizde ücretsiz-bedava mp3 download linkleri bulunmamaktadır.
Internetten MP3 indirmek yerine sanatçıların albümlerini satın alarak onlara destek olunuz.
Siteye şarkı sözü eklemek için bizimle iletişime geçebilirsiniz...

© 2014 Türkü Sitesi bir Web Sitesi projesidir.